Yazılar

Sifu Berat Uylukçu ile Wing Chun Sanatı

Paylaş
02-11-2017
Sibel Demirçivi
Savaşın sanatı olur, demeyin. Küçük yaşlardan itibaren Wing Chun yapan, 12 ülkede eğitimini veren Sifu Berat Uylukçu hem bu savaşın sanatını anlattı hem de İzmir sevdasını ama ben en çok bu kadar savaş kelimesinin geçtiği bir röportajda, nasıl olup da bu kadar sakin biri olduğunu merak ettim.

Kaynak: Berat Uykukçu
 
Berat Uylukçu kimdir?
Berak Uylukçu hayatını spora adamış biridir. 1987 yılında İstanbul’da doğdum. Babamın dediğine göre üç yaşında esneklik çalışmalarıyla başlamışım spora. Abimin arayıcılığıyla 12 yaşında Wing Chun’la tanışıp, 14 yaşında bu sporu yapmaya başladım ve 16 yaşında eğitmen oldum. 19 yaşında Bursa’da, 20 yaşındaysa İzmir’e yerleşip, burada okul kurdum; sonra Eskişehir ve Antalya'da okullar kurmaya devam ettim. 22 yaşında Sifu (usta) oldum. Abim Cemil Uylukçuyla beraber Prowes adlı bir organizasyon kurduk. Altı yıldır 12 ülkede eğitimler ve seminerler veriyoruz. Ayrıca kurduğum bütün bölgeleri gezip öğrencilerime seviyeler veriyorum. Eğitim aldığım hocalarım Sihing'im Cemil Uylukçu ve Sifu'm Emin Boztepe’dir.
 
 
 
Wing Chun ne tür bir savaş sanatıdır?
Wing Chun dövüş müsabaka sporu değil bir yoldur. Sokakta kavga etmek için ya da turnuvaya girmek için Wing Chun öğrenmeyiz. Yola çıkarız sadece ruhen ve fiziken. Wing Chun’un temelini oluşturan üç felsefe vardır; Taozim, Budizm, Konfüçyanizm. Bunların içinde de derinleşiriz.

Tarihçesini anlatabilir misin?
Tarihçesi, 3000 yıl öncesine Kung Fu’nun tarihine gider. Eskiden Budistler tapınaklardayken keşişler bir yerden bir yere giderken, eşkıyalar tarafından gaspa ve saldırıya uğrarlarmış. O yüzden bir sanat geliştirmek zorunda kalmışlar. Tapınaklar sözü geçer yerler olmaya başlayınca hükümetlere de karşı durmaya başlarlar. Bu güçten rahatsız olan hükümetler tapınaktaki rahiplerin idamına karar verirler ve bütün tapınakları yaktırırlar. Bu yangınlardan "beş ölümsüzler" diye rivayet edilen dört Budist rahip ve bir rahibe sağ kurtuluyor. Kung Fu Panda filmindeki beş hayvan bu beş kişiyi sembolize eder. Rahibe kaplan olarak temsil edilmiştir. İşte o kadın rahibe Ng Mui, Wing Chun’un yaratıcısıdır. Wing Chun’un ana prensibi “eşit zaman”dır.
Prensibi de turna ve tilkinin kavgası ilham alınarak geliştirilmiştir. Yim Wing Chun zorla evlendirilmek üzere tehditler alan bir kızdır. Zor durumda olan bu genç kıza, babasının ricası üzerine Ng Mui, Kung Fu öğretiyor. Yim Wing Chun kendisiyle evlenmek isteyen zorbayı düelloya davet ediyor ve kazanıyor, kurtarıyor kendini. Sitilinin adı öldükten sonra da Wing Chun’nun yumruğu olarak telaffuz ediliyor sonra dövüş sanatının adı Wing Chun olarak kalıyor. Wing Chun Çin’de doğmuş 300-350 yıllık bir savaş sanatıdır. Şu an yaptığımız sanat; bir genç kızın adını alan, kurucusu kadın olan, tek Kung Fu stilidir.
 
Wing Chun’u diğer savaş sporlarından ayrıştıran özellikler neler?
En büyük farkı turnuvasının olmamasıdır. Bu da barındırdığı felsefeyle çelişmediğini gösteriyor. Zevk veya hobi olsun diye dövüşmeyiz. Maç, turnuvalarda ve kafes dövüşlerinin altında büyük bir ego yatar. Kazanma hırsı, para veya yarışta derece alma vs. biz bunu yenmeye çalışıyoruz. Wing Chun’u kendimiz veya sevdiğimiz biri tehlikeyle karşı karşıya kaldığımızda kullanırız. İstenilen cevabı veremeyebilirim ama farklı bir bakış açısından yaklaşacağım. Sanatın üstünlüğüne inanmam. Mai Tai, Wing Chun, Kung Fu, Aikido hepsi birbirinden farklı stiller. Ben kişilerin başarısına inanırım, stillerin başarısına değil.

 

Muhteşem Yüzyıl gibi birçok önemli dizi ve filmlerde dublör, dublör koordinatörlüğü, yakın mesafe dövüşüyle ilgili çalışmalarda bulunmuşsunuz. Bunlardan bahseder misiniz?

Çok Özel Tim dizisinin aksiyon sahneleri için Çin’den aksiyon yönetmenliğini yapan Tony Leung getirtiliyor. Çin’den kendi ekibiyle gelip, Türkiye’den de bir ekip istiyor. Kendisi aynı zamanda oyuncu olup lp Man filminde oynamış ve Jackie Chan, Jet Li ile aynı filmlerde rol almıştır. Biz de abimle beraber bir ekip oluşturup koreografi hazırlayıp başvurduk ve seçildik. Tony Leung ile çalışmaya başladıktan sonra kamera karşısında veya tiyatroda yaptığımız teknikleri kaba tabiriyle satmayı öğrendik. Tony bize sahne ritmini, hareketi büyütme, yüksekten düşme, darbe aldıktan sonraki reaksiyon vb. aksiyonla ilgili her şeyi öğretti. Sonrasında Ejder Kapanı filminde Kenan İmirzalıoğlu ve Berrak Tüzünataç’ın sahnesini abim hazırladı, bense yönetmen Uğur Yücel’in üç kişiyle dövüştüğü sahneyi hazırladım. Muhteşem Yüzyıl’dan davet aldım ilk sahnem Mehmet Günsür’la bir kavga sahnesiydi ve ayrıca kendisinin dublörlüğünü yaptım. Sonrasında kılıç biliyor musunuz diye sorduklarında Escrima’dan dolayı aslında kılıçta ustayız deyince, işi almış oldum ve 60 yakın sahnenin koreografisini hazırladım. Muhteşem yüzyıldaki kavga sahnelerinde amacım Yeşilçam esintisinden uzak, Hollywood tarzında profesyonel işler ortaya koymaktı.

 

Fotoğraf: Sibel Demirçivi

 

Muhteşem Yüzyıl'da hangi oyuncularla çalıştınız ve kimleri yetenekli buldunuz?

Hemen hemen bütün oyuncularla çalıştım: Halit Ergenç, Okan Yalıbık, Mehmet Günsür, Ozan Güven, Sarp Akkaya, Aras Bulut İynemli, Engin Öztürk... Birçok oyuncunun özel ders hocası da oldum. Yetenekli olarak gördüğüm oyuncular Burak Özçivit, Sarp Akkaya, Aras Bulut İynemli, Halit Ergenç, Mehmet Günsür. Bu beş kişi benim favorilerimdi. Daha sonra Poyraz Kareyel dizisine geçtim orda da İlker Kaleli çok başarılıydı ki kendisinin zaten temel eğitimi vardı.

 

Wing Chun’un neden müsabakaları yoktur?

Açıkçası müsabakaya uyarlanabilecek bir spor değil. Biraz tehlikeli bir savaş sanatı sporu. Kasksız korumalıksız müsabaka yapmıyoruz. Korumalıksız yaptığımız zamanlar da oluyor ama kazanma hırsıyla değil, birbirimizi geliştirmek için yapıyoruz. Müsabakaya döküldüğü zaman da sanatı tam icra edemiyoruz, birçok tehlikeli vuruş ve kilitler var, onları yapmaya kalktığınızda partnerinize ciddi zararlar verebiliyorsunuz. Benim sifu'm yıllar önce partneri ile yaptığı bir müsabakada kask ve korumalıklarına rağmen hastanelik olmuşlardı. Hocam da "benim öğrencilerim ailem bir daha böyle şeye müsaade etmem" dedi ve müsabakaları kaldırdı.

 

Kurucusu bir kadın olan ve adını da bir kadından alan bu spora kadınların ilgisi nasıl? Son yıllarda kadınlarımız yaşanan şiddet, taciz ve tecavüz olaylarından sonra kendilerini daha fazla koruma gereği duyuyorlar mı?

Kadınlar da geliyorlar. Eski salonumda daha çok erkek olurdu 50 erkek 2 kadın gibi. Şu an burada çok dengeli gidiyor hatta ilk açtığımda 8 kadın 3 erkekti. Yanlış bir algı var; savaş sporlarını erkekler, yogayı kadınlar yapar diye. Ben hep derim; kadın