R
GIRIŞ
TR
EN

Sibel Demirçivi - "Dünyayı Fotoğraflayarak Gezmek İstiyorum"

#FOTOĞRAF
Gülay Güler
29 Jul 2018

Otuzbeşlik’in beğenilen gönüllü yazarlarından biri olan Sibel Demirçivi aslında profesyonel fotoğraf sanatçısı. Peki Sibel, fotoğrafla nasıl tanışmış? Ankara Üniversitesi’nden mezun olup bir süre muhasebecilik yaptıktan sonra hobisi olan fotoğrafçılığı mesleğe nasıl dönüştürmüş? Mutsuz bir muhasebeci olmaktansa hayallerinin peşinden giden ve şu an sevdiği işi yaptığı için gözlerinin içi parlayan Sibel’in hikayesi belki sizi de cesaretlendirebilir. Sibel, uzun zaman ajanslarda ve freelance çalışıp bir dönem İstanbul’da fotoğrafçılık yaptıktan sonra kendi stüdyosunu İzmir’de açtı. Sibel bazen evlenenlerin en mutlu gününü bazen doğumun mucizesini bazen de emekleyen ufaklıkları mutlu mutlu fotoğraflıyor. Kaliteyi ulaşabilir kılmayı amaç edindiğini belirten Sibel, herkesi Kybelle Fotoğraf stüdyosuna bekliyor…

 

 

Kaynak: Sibel Demirçivi 

 

 

Sibel fotoğrafla nasıl tanıştın? Çocukken de elinde fotoğraf makinasıyla dolaşır mıydın? 

Çocukken elime fotoğraf makinesi hiç almadım. Fotoğraf makineleri ve filmler biz çocukken çok pahalıydı. Herkes gibi ailecek fotoğraf stüdyosuna gidip belli fonların önünde ya da  hasır bambu sandalyelerin üzerinde fotoğraf çekilirdik. Fotoğraf makinesinin önünde kasılıp dona kalıyorduk, hareket etmek yasak.(Gülüşmeler) İlk makinem Zenit 122 modeldi. Bir gün Dokuz Eylül Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi bahçesindeyken fotoğraf eğitimi verdiklerine dair duvarda afiş gördüm. O zamana kadar fotoğrafçılık eğitiminin verildiğini hiç düşünmemiştim. Fotoğrafçı doğulur yanılgısı! Fotoğrafçılığa ilgim vardı ama ulaşılamazdı diye bir yargı oluşturmuşum farkında olmadan. “Aaa bunun eğitimi alınabiliyormuş” dedim ve başladım. DEFOT'un eğitimiydi ve birkaç defa katıldıktan sonra devam etmedim ama fotoğraf aşkı kanıma bulaşmıştı bir kere ve böylece fotoğraf serüvenim başladı. Zenit’imle fotoğraf çekmeye devam ettim. Sokak fotoğrafçılığı yapıyordum. Hayatın çelişkileri, insanlar, yaşamlar çok ilgimi çekiyordu. Anlatmak istediğim ya da duyarlılık hissettiğim her şeyi fotoğraf diliyle ortaya koyuyordum. Bu çok güçlü ve güzel bir dildi. Sayfalarca anlatılabilecek cümleler tek bir karede buluşuyordu, karikatür gibi. Az ve öz. Fotoğrafçılık artık vazgeçilmez bir hobim ve terapiydi benim için. İçime kapanık bir gençtim. Bu yeni dille artık kendimi de daha rahat ifade eder olmuştum.

 
FOTOĞRAF KENDİMİ İFADE EDEBİLDİĞİM TEK ALANDI 

 

Eğitimin ne üzerineydi peki? 

Ankara Üniversitesi muhasebe mezunuyum ben. Okuldan sonra muhasebe işinde devam ettim hatta şeflik düzeyine bile gelmiştim ama çalışırken hep mutsuzdum. Bir yandan fotoğrafçılık devam ediyordu tabii. Hafta sonları yalnız bilmediğim yerlere gidip tüm gün boyunca fotoğraflıyordum. Her boşluğumda fotoğraf çekiyor ve fotoğrafla ilgili kitaplar, dergiler okuyordum. Patronumdan bir iki saat erken çıkma izni alıp sergilere gidiyordum. İş dışındaki tüm zamanım fotoğrafla geçiyordu. Otobüsle işe giderken beynimde görüntüler donduruyordum. Fotoğrafçılar bunu bilir. Sonra ya o görüntüyü bir daha bulmaya çalışır ya da kurgulayarak çekersin. Hayatım fotoğraf olmuştu anlayacağınız çünkü kendimi ifade edebildiğim ve kendimi gerçekleştirdiğim tek alandı. Sonra çalışırken ne kadar mutsuz olduğumu fark ettiğimde, bunun böyle gitmemesi gerektiğine karar verdim.  Bir çılgınlık yapıp hobimi mesleğime dönüştürme kararı aldım. Ekonomik kaygılarım vardı ama hep şuna inandım severek yaptığın hiçbir işte başarısız olma şansın yoktur. Şu aralar çok duyar olduk kurumsal hayattan sevdiği işe dönenlerin hikayelerini, herkes tek tek özüne dönüyor. Ne mutlu ki bunu 8 yıl önce yapıp kendi şansını yaratanlardanım.

 

 
 

Kaynak: Sibel Demirçivi  

 

Bu nasıl gerçekleşti? 

Özlem Demircan adında bir fotoğrafçı var. O zamanlar İzmir’de en iyi düğün fotoğrafı çekenlerden biriydi. Onunla Facebook üzerinden bir konuşma yaptık ve beni yüreklendirdi. “Çok gençsin, hiçbir şey için geç değil, fotoğrafçılık yapabilirsin” dedi. İlk işe onun yanında çalışarak sonra freelancer olarak düğün çekimlerine başladım. 2010 yılından bu yana profesyonel çekimler yapıyorum. İzmir'de birçok fotoğrafçılık stüdyosunda ve reklam ajanslarında çalıştım ama İzmir bana yetmedi çünkü bu işi daha farklı boyuta taşımayı amaçlıyordum. Hep daha iyisi kafasındayım, öğrenmeyi seviyorum çünkü. İstanbul’a yerleştim. Orada da düğün, reklam ve moda alanında çalıştım, bana çok katkısı oldu. İzmir'e dönünce de buradaki bir reklam ajansında art direktörlük yaptım. Sonra kendi stüdyomu tam da hayal ettiğim biçimde dizayn ettim.   
 

İlk gelin ve damadını hatırlıyor musun peki? 

Evet, çok heyecanlıydım ne yapacağımı bilemiyordum hatta onları model gibi çektim. Gelinlik - damatlık çekimleri gibi. Çok da güzel olmuştu hatta o fotoğrafları freelancer olarak çalışmaya başladığımda broşür yapmıştım. Onların bana şans getirdiğine inanıyorum.  

 

Burayı ne zaman açtın? 

Kybelle'yi mart ayında açtım. Fotoğraf stüdyosu açmadım, hayalimi gerçekleştirdim. 

 
 

Fotoğraf: Sibel Demirçivi

 

İşler nasıl gidiyor? 

İşler güzel gidiyor. Çekimlerin içeriğine bağlı olarak ya stüdyo da ya da dış çekim gerçekleştiriyorum. Genellikle düğün belgeseli çekiyorum. Onun dışında; hamile çekimleri, doğum fotoğrafçılığı, yenidoğan, bebek çekimi, aile ve çocuk çekimi, reklam çekimleri yapıyorum. Reklam hariç çekimleri albüm şeklinde sunuyorum.
 

Hangi model fotoğraf makinası kullanıyorsun? 

Canon'un son makinası olan 5D Mark 4 modelini kullanıyorum. Mac bilgisayar kullanıyorum, kalite ve teknolojiyi çok önemsiyorum ve insanlara burada en iyi hizmeti vermek için çalışıyorum. Sen de gördün, butik bir ortamımız var. İnsanlar burada çay, kahve içip sohbet ederek daha iyi tanıyıp anlamak ve adına geliştirilen hizmet anlayışı var. Klasik fotoğrafçılık anlayışının dışında daha özel işler yapıyoruz ve bunları yeni açıldığım için çok uygun fiyata yapıyorum. Patron çıldırdı. (Gülüşmeler) 

 

Filmli mi, dijital mı? 

Ben fotoğrafçılığa başladığımda dijital fotoğrafçılık yoktu. İç aksanı mekanik olan ve tüm ayarları manuel yaptığınız makinalar, filmler ve kağıtlar vardı ki ben dijitale geçmemek için çok direndim. Filmli fotoğrafların ruhu bence hala daha diri. Teknolojik gelişmelere rağmen dijital fotoğrafçılık hala o seviyeye yetişemedi. O kağıdın, grenlerin dokusu çok farklı. Film, kağıt; işin sanat ve romantizmini barındırıyor. 

 


 

Fotoğraf: Sibel Demirçivi

 

Hangi fotoğraf sanatçılarını beğeniyor ve takip ediyorsun?  

Magnum ekolünden gelen fotoğrafçıları çok seviyorum. İçinde Ara Gürel'in de olduğu bir ekol… Benim çıkış noktam da onlardı. İnsan odaklı olmaları, hayattaki tüm gerçekliği yansıtmaları beni çok etkiliyor. O yüzden düğünleri de belgesel tadında çekmeyi seviyorum. O zaman gerçekten sanata dönüşüyor. Elbette pozlandırma da yapıyoruz insanların beklentilerini karşılamak adına ama fotoğrafçılık hazzı yaşayacağım karelerimi de çekiyorum. Düğün hikayesinden daha çok düğün belgeselini çekmeyi seviyorum. Kuaförde başlıyoruz çekime, dış çekim ve evden kız çıkarma kısmı tam belgesel tadında oluyor. Evde tam bir telaş oluyor. Anne ağlıyor, abi kuşak bağlıyor, kuzenler kapı önünde, yeğenler arabanın önünü keser vs… Binlerce farklı ev ve binlerce hikaye… Bazı düğün çekimlerinde ağladığımı bilirim.   

 

Tepkiler nasıl oluyor ağladığında? 

Beraber sarılıp ağlıyoruz. (Gülüşmeler) Size hiç unutmadığım bir anımı anlatmak istiyorum. İstanbul Koç Müze’sinde düğün hikayesi için çekim gerçekleştirdik ve bitti. Toparlanıyoruz yola koyulmak için derken gelin yanıma gelip bir şey rica etti. Anneannesi büyütmüş onu ama rahatsızlığından dolayı düğününe gelemiyormuş. ”Anneannem Alzheimer beni gelinlikle görsün ve bir fotoğrafımız olsun istiyorum. Huzur evine beraber gidebilir miyiz” dedi. Tabi ki dedim ve beraber gittik. Huzurevi zaten ortamı tahmin edersin üzücü. Anneannesinin durumu son zamanlarda ağırlaştığı için artık aileden kimseyi tanıyamıyormuş. Gittiğimizde uyuyordu.  “Anneanne ben geldim bak gördün mü, gelin oldum” dedi. Yaşlı kadın yatağında doğruldu, görür görmez tanıdı ve ağlamaya başladı. Bir yanda gelin bir yanda damat bir yandan da ben ağlıyoruz. İnanılmaz bir gündü. Anlatırken bile tuhaf oluyorum. Yaşlı kadının torununu tanımayacağını düşünüyorduk ve çok duygulandık…
 

Ben de ağlayacağım galiba. 

Afilli bir röportaj yapacaktım. Bak ne hale geldik.(Gülüşmeler) En unutamadığım düğünlerden biriydi çünkü ben işimi yaparım çeker giderimcilerden değilim. O ana, o atmosfere dahil oluyorum. O ana dahil olmazsanız hiçbir şekilde güzel kare çıkartamazsınız. Şip şakçı olursunuz, fotoğrafçı değil. Düğün günü hikayeyi onlarla beraber yazıyoruz. Gelin ve damat mutluk, heyecan ve stresten her şeyi unutabiliyorlar düğün sonrası. Bunun adı içmeden sarhoş olmak ama biz fotoğraflarla o anları tekrar hatırlatıyoruz. Düğün salonu, süslemeler, organizasyon, gelinlik, damatlık, saç, makyaj, müzik ve pasta masal gibi gecenin sonunda kaybolurken bir bir, yalnız fotoğraflar kalıyor geriye. Bu yüzden o fotoğraflar evladiyelik olmalı. Fotoğrafçı seçimi de çok önemli oluyor tabii ki… 

 

 

 

Fotoğraf: Sibel Demirçivi

 

 

 

FOTOĞRAFIN AMACI YAŞANMIŞLIKLARI HATIRLATMAK 

 

Dış çekim olarak nereleri tercih ediyorsun? 

 Çekim yerine beraber karar veriyoruz genelde. Evlenecek çiftin özel mekanlarını ya da şurada çekilmeyi hayal ediyoruz dedikleri yerleri tercih ediyoruz. Kararsızlarsa ya da yönlendirilmek istediklerinde yardımcı oluyorum. Mesela arkeolog olan bir çiftimin çekimlerini antik bir kentte yaptık ve çok da güzel oldu. Bu şekilde yönlendirmeler yapıyorum genelde. Hayır diyemeyecekleri farklı teklifler sunuyorum. Biraz da kişilere ve onların yaşam tarzına uyumlu seçimler oluyor. Mekan konusunda çok esneğim; her yere gidebiliriz. Türkiye'nin herhangi bir noktasına ya da diğer ülkelere… Klişelerden uzaklaşmak gerek. İstanbul düğün hikayesi çekimleri için doğal fotoğraf platosu misali. İnanılmaz güzel. İzmir’de de güzel yerler var. Yalnız Çeşme ve Alaçatı'da artık gelin, damat fotoğrafı çekilmesin. İzmir’de 45 derece sıcaklıkta; ağır gelinlik ve damatlıkla Alaçatı'ya gidilmez.  Gidersin ama fotoğraf mı, eziyet mi çektiğiz anlayamazsın. Örneğin nisan ayında Kapadokya'da bir çekim yaptık inanılmaz güzel kareler çıktı ortaya. Çekim yaparken tüylerim diken diken oldu resmen. Yurt dışından sadece çekim yaptırmak için Kapadokya’ya gelen birçok gelin damat var. Düğün çekimini organizasyonun yapıldığı mekanda çekmek de çok önemli. Butik oteldeyse düğünü orada çekmeyi seviyorum. Yalnız şöyle tekliflere de varım “Sibel, bizim düğün albümümüzü Mardin’de çekelim.” Ya da “Paris’te çekim yapmak istiyoruz. Gelir misin?” Evet çünkü farklı arayışları seviyorum. Düşünsene Küba’da Havana sokaklarında yapılacak albüm çekimini… Müthiş!

 

Fotoğrafçı olmasan ne olurdun? 

Mutsuz bir muhasebeci olurdum. Robot gibi, kimseye katkım olmazdı. Şu an sevdiğim işi yapıyorum. Kendime ve hatta başkalarına da katkıda bulunduğuma inanıyorum. O yüzden herkes hayallerinin peşinden gitsin. Evet klişe belki ama gerçekler bunlar. Bu klişeye inansınlar! (Gülüşmeler) Mesleğimi sorduklarında “Fotoğrafçı mısınız? Aaa çok güzel mesleğiniz, fotoğrafçılıkla uğraşıyorum ama ben yapamam ki" diyorlar, hayır yapabilirsin. Ben de bir zamanlar yapamam diyordum ama şimdi burdayım. Beni de bir fotoğrafçı yönlendirdi, buradan sonsuz teşekkürler. Ben hiç bu aşamalara gelebileceğimi düşünmüyordum ki bu hala ulaşmak istediğim yerde görmüyorum kendimi ama önemli bir başlangıç yaptığımı düşünüyorum. 
 

Fotoğraf eğitimi almış mıydın? 

Ben hiç fotoğraf eğitimi almadım, fotoğraf makinesini keşfederek öğrendim. Yakın zamanda dünyanın en iyi on düğün fotoğrafçısından biri olan Hong Kong’lu  Cm Leung ve Avusturalyalı Ryan Schembri’tan “Creative Photography”  eğitimi aldım. Bunlar fotoğrafçıların aldığı eğitimler. Eğitimleri Kapadokya'da aldık çok keyifliydi. Vizyonunuz değişiyor böyle eğitimlerle. Onların dışında “Yapay Işık Atölyesi”, "Moda Fotoğrafçılığı”, “Yenidoğan  ve Bebek Fotoğrafçılığı” ile ilgi eğitimler de aldım. Eğitimin çok önemli olduğunu düşünüyorum. Fırsat buldukça bu eğitimlere devam edeceğim. Yurt dışında katılmak istediğim eğitimler de var. Fotoğrafçılığı başka yerler taşımış sanatçıların mesleki tecrübe ve vizyonunu görüp bilgi alışverişinde bulunmak muhteşem. Öğrenmek yaşam boyu…

 

Kimi fotoğraflamayı isterdin? 

Marilyn Monroe’yu fotoğraflamayı çok isterdim. Kendisini çok severim, fotoğraflarına baktığımda ben olsam nasıl bir açı yakalardım diye düşünmeden edemiyor zihnim.

 

Marilyn Monroe öldü ama yaşayan biri yok mu? Yazını gücüne inanıyorum belki gerçekleşir. 

Yaşayan efsane tabii ki Türkan Şoray. 

 

Neden gelin- damat çekimleri için seni tercih etsinler, neler demek istersin? 

Çünkü ben düğün fotoğraflarının güzel ve farklı olmasını istiyorum. Gelin- damattan çok ben istiyorum bunu hatta ve içime sinmeyen bir şeyi zaten teslim etmem. İş gibi görmüyorum çünkü. Bazen “Çok güzel oldu bizim için yeterli” dediklerin de ben "Hayır yetmez!" diyorum. (Gülüşmeler) İstediğim kareyi yakalayana kadar uğraşıyorum. İşimi çok severek yapıyor, çok önemsiyorum. Tüm ayrıntılarına kadar dahil oluyorum. İşin en başından sonuna kadar yanlarındayım ve onların istediği şeyi öğrendikten sonra beklentinin üzerinde iş çıkarıyorum. Gelinin ayakkabısını, saçını, makyajına varana kadar konuşuyoruz. Benim gelinlik seçimine gittiğim gelin bile var. Bütünlüğü önemsiyorum çünkü. Eğer düğün havuz başında yapılacaksa balık model gelinlik gitmez, daha uçuş uçuş kumaş tercih etmelisin ya da sahilde düğün albümü çekimi sahilde istiyorsan prenses model gelinlik hiç uygun değil. Artık bu da bir mesleğe dönüştü “Gelin Koçu”da bu tarz yönlendirmelerde bulunuyor. Çiftimin evine giderek albümü kendim teslim etmeyi tercih ediyorum. Beraber kahve içerken tablonun hangi duvara uygun olacağına karar verip asıyoruz. Gerçekten bu işi çok ama çok severek yapıyorum ve o enerjinin karşıya geçtiğine inanıyorum. 

 

Fotoğraf: Sibel Demirçivi

 

Video çekiyor musun? 

Hayır. Çünkü video başka bir alan. Herkes kendi alanında uzmanlaşmalı bence ama tabii ki video konusunda beraber çalıştığım çok iyi kameraman arkadaşlarımdan oluşan bir ekibim var.
 

En büyük hayalin nedir? 

Üzerinde olduğumuz gezegenin her bir noktasını mümkün olduğunca görüp fotoğraflayarak anlatmak istiyorum. Bir ajans adına belediye ile ortak gerçekleştirdiğimiz bir proje sayesinde tüm Türkiye'yi gezdim. Gittiğim her şehri bir hafta boyunca fotoğrafladım. Benim için inanılmaz bir deneyimdi. Hem bütün Türkiye'yi gezmiş oldum hem fotoğrafladım hem de para kazandım. Şimdi Dünyayı fotoğraflayarak gezmek istiyorum. Dünya’yı keşfetmek için önce kendi yaşadığın ülkeni bilmek gerekiyor bence. Ben Türkiye’yi doğru- batısıyla ayırt etmeden gezdim. Sıra Dünya’da artık.   

 

Fotoğraf: Sibel Demirçivi

 

Web

Facebook

Instagram

 

Sibel Demirçivi'nin en beğenilen Otuzbeslik.com Röportajları

https://www.otuzbeslik.com/yazilar/izmirli-gezgin-orcun-dalarslan

 

https://www.otuzbeslik.com/yazilar/ibrahim-erkarakasin-kahve-arabasi-hayali-gerceklesecek-mi

 

https://www.otuzbeslik.com/yazilar/masalsi-fotograflarin-ressami-ilhan-eroglu

 

https://www.otuzbeslik.com/yazilar/ahmet-akdeniz-mavi-sanati-anlatiyor

 

https://www.otuzbeslik.com/yazilar/sifu-berat-uylukcu-ile-wing-chun-sanati

 

https://www.otuzbeslik.com/yazilar/kemeraltindaki-vaha-lagora 

 

Benzer yazılar
#SANAT
Kardelen Uysal
19 Jun 2019
#TARIHI YAPI
Tarih sevenleri şöyle alalım Otuzbeşlik ailesi olarak İzmir'd eki antik kentleri ve açık hava müzelerini listeledik Haydi durmayın İzmir in antik doku...
Zeynep Öztürk
17 Jun 2019
#TIYATRO
#KONSER
Bu hafta İzmir'd e gidilebilecek en iyi etkinlikleri derledik Can sıkıntısına son veriyoruz Tepekule Açıkhava Sineması Günleri her pazartesi salı çarş...
Can Sue
16 Jun 2019
#KAMP
Üzerinizi yıldızların örttüğü ağaçların denizin kokusuyla uyuyup uyanabileceğiniz denize girebileceğiniz muhteşem kamp alanları var İzmir’d e Nerede o...
Kardelen Uysal
15 Jun 2019
#CAFE
Siyah dondurma ya da içecek gördüğümüzde ilk aklımıza gelen gıda boyası oluyor ki bu çok normal Alsancak ta bulunan Wavy ön yargılarımızı yıkmamızı sa...
Zeynep Öztürk
15 Jun 2019
#HEDIYELIK EŞYA
Çocukluğumuzdan itibaren kahramanımız olan babalarımız için naçizane bir hediye listesi düzenledik Ne alsak ne kadar sevsek az Bir gülümsesek onlara y...
Seçil Şeker
13 Jun 2019
#BEACH CLUB
Deniz kum güneş ve eğlence merkezi olan Çeşme'd e birçok beach club bulunmakta Hem denizin hem eğlencenin tadını çıkarmak isteyenler için Çeşme nin en...
Gülay Güler
13 Jun 2019
#KITABEVI
#KITAP
#CAFE
Alaçatı nın hareketli hayatına bir kitap kafe molası vermek ister misiniz Sizin için harika bir keşfimiz var Alaçatı ya hoş geldiniz Sizi biraz yakınd...
Seçil Şeker
12 Jun 2019
#RESIM
Fotoğrafta sanatçının eserinin fotoğrafı mevcut Eserde ikiye bölünmüş bir daire var Dairenin içinde sarı turuncu kırmızı renkli noktalar beyaz font üz...
Kardelen Uysal
11 Jun 2019
#KONSER
Bu hafta İzmir'd e gidilebilecek en iyi etkinlikleri derledik Can sıkıntısına son veriyoruz Selda Bağcan 7 Haziran günü Musicorium Alaçatı Sahne de se...
Can Sue
9 Jun 2019
#KONSER
Şehrin ritmi içinde bir perküsyon üstadı Hamdi Akatay bütün projelerini Hamdi Akatay in The City adı altında topladı Şehirdeki ritmleri caz ve klasik ...
Can Sue
9 Jun 2019
#SAHIL
Şirin bir beldemiz olan Foça Eski Foça ve Yeni Foça olmak üzere iki kısımdan oluşmakta Eski Foça nın mimari yapısı çok hoştur Taş evleri kalesi yel de...
Gülay Güler
9 Jun 2019
#OTEL
Ege balıkları roka Rum mezeleri ile rakı keyfi sürmek isterseniz adresiniz Foça dır Kendine has bir havasıyla Foça gittiğinize asla pişman olmayacağın...
Zeynep Öztürk
8 Jun 2019
#GEZI
Masallara inanır mısınız peki ya efsanelere Bir rivayete göre Eski Foça da nerede olduğu bilinmeyen bir taş vardır ve Karataş olarak anılır Her kim ki...
Zeren Tuğçe Erbil
8 Jun 2019
#OTEL
Karaburun Mordoğan ın sahilleri öyle temiz denizi öyle mavi ki anlatılmaz yaşanır Suyu ne sıcak ne soğuk adeta gel bana diyor Karaburun da nerede deni...
Zeynep Öztürk
7 Jun 2019
#GEZI
Keşfedilmesine ramak kalmış bir yerden bahsedeceğiz bugün sizlere Bir kere gittiğinizde sizi kendisine aşık edecek olan bu yer Karaburun Denizinin yeş...
Zeynep Öztürk
7 Jun 2019
#YÜZME
Karaburun dantel gibi işlenmiş irili ufaklı birbirinden bakir koylara sahip Karaburun un yolları virajlı ama bu sizi korkutmasın inanın her viraj eşsi...
Gülay Güler
7 Jun 2019
#CAFE
Kış geldi diye Alaçatı’d an vazgeçecek değiliz Minik hafta sonu kaçamaklarınızda bir kahve içip kırk yıl hatır alın diye sizlere Alaçatı nın kahve dur...
Seçil Şeker
6 Jun 2019
#YEMEK
Dondurma denince aklımda da kalbimde de akan sular duruyor Hatta donuyor ve koca bir top dondurmaya dönüşüveriyor Şimdi Hepsini mi denedin yok artık d...
Seçil Şeker
6 Jun 2019
#OTEL
İzmir Seferihisar Türkiye nin ilk Citta Slow u yani Sakin Şehri Bu ünvanı 2009 yılında almış Peki nereden alınıyor bu unvan derseniz açıklayayım Bu un...
Zeynep Öztürk
5 Jun 2019
#SAHIL
Ülkemizde slow city sakin şehir unvanına sahip olan ilk ilçemiz Seferihisar a hafta sonu rahatlıkla gidebilirsiniz Sakin bir tatil geçirmek isteyenler...
Gülay Güler
5 Jun 2019
#GEZI
#YEMEK
Seferihisar a bir kere gidip Bana yetti buralar diyen henüz görülmedi Bir giden bir daha gidiyor sakinliğine alışan beyaz yakalılığı bırakıp buraya ye...
Seçil Şeker
5 Jun 2019
#SAHIL
İzmir merkezden denize girebileceğiniz en yakın ilçe Urla dır Hoop merkezden yarım saatte Urla dasınız Kalabak sahilinden Balıklıova sahillerine kadar...
Gülay Güler
4 Jun 2019
#YEMEK
Kahvaltı Türk kültüründe hatırı sayılır bir yere sahip Günün en önemli öğünü olan kahvaltıyı özellikle pazar günleri bir başka önemseriz Bu keyifli pa...
Bensu Tekin
3 Jun 2019
#GEZI
Huzurun adresi Urla da kuş sesleriyle uyanırsınız Urla rüzgarı ile de meşhurdur İzmir cayır cayır yanarken Urla püfür püfür esmektedir En güzel zeytin...
Gülay Güler
3 Jun 2019
#KONSER
Bayram haftasında konserlere doymaya hazır mısınız Kenan Doğulu'd an Selda Bağcan a Gülşen'd en Yıldız Tilbe ye uzanan gecelerde bağıra bağıra şarkı s...
Can Sue
2 Jun 2019
#OTEL
Ah ne güzeldir Çeşme şimdi Çeşme planınız varsa ve nerede kalacağım diye kara kara düşünüyorsanız bu liste tam size göre Bayram tatilinde Çeşme kaçama...
Zeynep Öztürk
2 Jun 2019
#KAMP
Şehir ahalisi apartman çocukları için betondan kurtulmanın egzoz dolmuş ciğerleri stresten pelteleşmiş zihinleri iyileştirmenin en iyi yolu doğaya kaç...
Gülay Güler
1 Jun 2019
#SAHIL
Tatil başladı Çeşme'd e hangi plajlarda serinlesem diye düşünüp duruyor musun Sana bu konuda yardımcı olabilmek için bu serinletici listeyi düzenledik...
Gülay Güler
1 Jun 2019
#SPOR
Suyu sevin ve sizi değiştirmesine izin verin diyor Gizem Çalışkan Gizem Çalışkan kim mi Kendisi 1988 doğumlu Ege Üniversitesi Amerikan Kültürü ve Edeb...
Zeynep Öztürk
31 May 2019
#OPERA
Kaynak İzmir Devlet Opera ve Balesi Operadan Müzikale Unutulmayan Melodiler 13 Haziran da Kültürpark Atatürk Açıkhava Tiyatrosu nda İzmir Devlet Opera...
Can Sue
31 May 2019
#SANAT
Tobav Tiyatro Opera Bale Çalışanları Vakfı Amacı sanatı sevdirmek ve yaygınlaştırmak olan Tobav SANATA EVET mottosuyla eğitim kursları sergiler ustalı...
Gülay Güler
30 May 2019
#GEZI
Yaz aylarının vazgeçilmezi kış aylarının huzur merkezi Çeşme her türden aktivite olanakları ile sıkça tercih edilen beldelerimizden biri Yumuşak havas...
Beste Ayaz
30 May 2019
#FESTIVAL
#KONSER
#SERGI
Bu hafta İzmir'd e yazın gelişini kutlayan etkinlikler var Evde oturmayın kendinizi dışarı atın 27 Mayıs Pazartesi 18 Karşıyaka Çiçek Festivali Saat 1...
Can Sue
27 May 2019
#RESTORAN
Zira İzmir rahattır Bir masa rakı balık dost sohbeti İzmirli nin yaşam tarzıdır Meltem esintisi anason kokusu bizi mutlu etmeye yeter de artar Hal böy...
Gülay Güler
26 May 2019
,
Başa Dön
Giriş yaparak
Gizlilik Politikası
,
Kullanım Koşulları
ve
Çerez Politikası
’nı kabul etmiş olursunuz.
(